Kuruçay’a bağlı köyler 1516-1568 senelerinde Osmanlı kayıtlarında bulunurken (Erhami, Kuzkuşla, Sime, Kirzi gibi) Enbiye adına rastlanmamıştır. Dilden dile anlatılanlara göre 1600, 1700 yılları arasındaki göçebe Türkmen aşiretlerinin isyanları, yer değiştirme ve isyanları ile geçen karışıklıklarda bölgeler arasında göçler gerçekleşmiş ve 1700 yıllarında ilk yerleşim gerçekleşmiş.
Köye ilk yerleşenler, Cavlaklar olarak bilinen Çalımlardır. Köye ikinci olarak gelenler Doğu Anadolu’ da göçebe Enbiyeoğulları Türkmen aşiretidir. Kaymak soy adını alan ve köye adını veren bu soy, dilden dile anlatılanlara göre Sünübelinin Refahiye tarafında bugün Koçkaya köyü olarak bilinen yere yerleşiyorlar. Tahminen Koçgiri Aşiretinin baskısıyla ( bugün o köyde onlar yerleşik ) Kirzi Çayına geliyorlar. Uğur köyü ve Bastana sapağında tarihi ipek yoluna yerleşiyorlar. Burada ne kadar kaldıkları bilinmiyor. Mezarlar var. Katırcıların gürültüsünden rahatsız olarak , köye bağlı Harzulu’ya yerleşiyorlar. Buradanda soğuktan duramayıp, köye yerleşiyorlar. Köye üçüncü olarak Kırzıdaki Şeyh Hasan Baba torunlarından Şeyh Hasan gelip yerleşiyor, Şıhıgil (Ülgenler).
Diğer soyların köye gelişleri bilinmese de 1750 – 1900 yılları arasında yerleşim gerçekleşiyor. İspiroğulları Erzurum İspirden , Edozgil Trabzon’dan, Zeycangil Tokat’dan , Behçetgil Kuzkışlar’dan geldikleri biliniyor. Filikgil, Turuşgil, Ferogil, Çıtırıkgil, Zerogil,Recepoğlugil, Kırdovgil, Hutmalgil,Emurahgil, Temeller köyde soylarını devam ettiren diğer ailelerdir.
Naringil köyden köçmüş, Kuruçay’a ve Simeye yerleşmişlerdir.
Sadıkgil ise erkek çocuk olmadığı için soy tükenmiştir.
Demirsoylar 1950’ lerde Kuruçay’a göçmüşlerdir.
Günbeyilerden Murat Günbey’i 1945’lerde Erzincan’a, Kazım Günbey’i Kuruçay’a göçmüşlerdir.
Köyde ilk göç 1915 – 1920 ‘ler de Recepoğlugilden Kara Hüseyin Ermenilerden boşalan Armudan’a göç etmiştir.
Köyde Ve Bölgede Yaşanan Önemli Olaylar:
Kuruçay derebeyi Şahsuvaroğullarının bölgedeki baskıları, Dersim aşiretlerinin zaman zaman 1939’a kadar süren soygunları, 1921 Koçgiri isyanında Kuruçay bölgesinde yaşanan çatışmalar , Kurtuluş Savaşında Kuruçay’da kurulan Kuvayi Milliye örgütlenmesi ve Erzurum kongresine Şevki Efendiyi temsilci olarak göndermesi ve milis kuvvetlerinin hazırlaması 1894’den 1914’de kadar süren Ermeni olayları ve tehcirle 8 Ermeni köyünün boşaltılması ve yaşanan acı olaylar Kuruçay’ın ve köylerin genel tarihidir.
Bu genel tarih içinde köylülerimiz 1900’lerden başlamak üzere katırlarla yola çıkarak Giresun ‘a gelirler, katırları satıp yol parası yaparak gemiye İstanbul’a çalışmaya giderler.
İstanbul’da önce Karaköy rıhtımında daha sonralarında Kuruçeşme’ de kömür hamallığında çalışırlardı. Patronları çoğunlukla Yahudi olduğu, esnafın ise Rum ve Ermenilerden oluştuğu söylenirdi.
Bu yolculuklarda çeşitli soygunlar olurdu.
Köylülerimiz Kemah’a, Tuz’a ve Üzüm’e de giderlerdi. Bir defasında Ağbal, Deli Teyfik , Harun Dayı Dersimli Eşkıyalar tarafından çevrilirler, Ağbal ile Deli Teyfik kurtulur Harun Dayı ise soyulur.
Köyden I. Dünya Savaşına ve Kurtuluş Savaşına giden şehit ve gazilerimiz var. Onlar şehitler ve gaziler bölümünde anlatıldı.
Köylülerimizden , İstanbul’un işgal yıllarından Tophane’de nam salan ünlü kabadayılarından Kepenkçi Recep ve daha sonra Deli Abdullah Uğur köylüdür. Uğur köylüleri İstanbul’da daha çok Tophane, Beyoğlu, Nişantaşı, Şişli, Kurtuluş ve Feriköy’e yerleşiyorlar. İlk zamanlar kapıcılık , kahvecilik, hamallık yaparak İstanbul’da tutunmaya çalışırlar.
1950’lerde İstanbul’a birkaç aile 1960’larda 10 aileyi bulan göç 1970’lerde 1990’lara kadar köyün neredeyse tamamı göçtü. 1993’de okul kapandı. Köyün altı öğrencisi vardı. Köyün son öğretmeni Bülent Çapar’dı. Bugün köyde kışın 20 hane ve 40 nüfus yazın ise 150 – 200 kişiyi bulmaktadır.
İstanbul’da 1952’de kurulan köy derneğini, ilk kuranlar ; Gülbey Öcalan, Bekir Günbeyi , Ömer Günbeyi, Mevlüt Günbeyi, Hamdi Özmen , Murat Çalın, Hikmet Öcalan’dır.
İstanbul’da 1000 ‘e yakın Uğur Köylü olduğu tahmin edilmektedir.
Bölgemizde 1980’den sonra PKK terör örgütünün yarattığı olaylarda Kuruçay bölgesinde basılan köylerde 10’a yakın hemşehrilimiz ölmüş. Eğin, Refahiye ve Kemah ‘da ki baskınlarda ölen vatandaşlarımızın sayısı 50’yi bulmuştur.
1993’de köyümüze baskın veren 5 PKK’lı, ( güneydoğu kökenli ) bir gece köyde kalmış, köylülerin evlere çekilerek silahları ile mevzilemesi üzerine sabaha karşı köyü terk etmişlerdir. Refahiye tarafına giden PKK’lılar çatışmada öldürülmüştür.
Bugün İstanbul’da yaşayan 2. kuşak ve 3. kuşak Uğur köylüler kabuklarını kırmış Esenler Belediye Başkanı Mehmet Öcalan’ın yanı sıra doktor, avukat, mühendis, iktisatçı, eğitimci yetişmiştir.
Uğur köylüleri Kurtuluş ve Şişli civarında yaşamakta, dernek merkezi ve 3 tane kahvehaneleri vardır. Çoğunlukla evlilikleri kendi aralarında veya Kuruçay köyleriyle yapmaktadırlar. Cenazelerini Feriköy Hasan Zeynep camiinden kaldırmakta, köye gönderilemeyenler Feriköy mezarlığına defn edilmiştir. Yakın köylümüz olan ( Göske) Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün de bölgedeki hemşehrilerimize sosyal faaliyetlerinde destekleri olmaktadır.
Köyde ve İstanbul’da bazı acı kazalar yaşanmış ve bazı ölümler olmuştur.
1939’da yaşanan büyük Erzincan depreminde köyümüzde can kaybı yaşanmamış , zararda fazla olmamıştır .
1930’larda Cellonun çığ altında kalarak, ölmesi: 1975’lerde Aydıngilin Esat Dayının köy camisine Refahiye’den demir getirirken traktörün devrilmesi sonucu, demirlerin altında kalarak ölmesi.
Fahrettin Ayçiçek ve Pehlivan Ülgen’in kaza sonucu vurularak ölmeleri.
İstanbul’da Ali Ülgen (10 yaşında) 9. kattan düşerek ölmesi.
Cem Kürşat Ülgen 1997’de trafik kazasında (18 yaşında) ölmesi.
Köyümüz açısından yaşanan acı olaylardan biride deli dolu yaşamı ile Taksim’de öne çıkan Ziya Günbeyi , Enbiyelilerle Kemah Nezgep köylülerin arasında Taksim’de çıkan kavgada arkadan kafasına yediği sopa darbesi sonucu beyin kanaması geçirmiş ve 1970 Nisan ayında 10 gün komada kaldığı Taksim İlkyardım Hastanesinde ölmüştür.
Terörle mücadelede 31.06.1994’de Hozat’da Murat Filik şehit olmuş. 28.10.2005’de Şırnak’ta Eyüp Kaymak mayın tuzağına düşerek bir ayağını kaybetmiştir.
Uğur köyünün arazisi , dağları ve yaylaları diğer köylerden büyük ve orman olduğu için çevre köyler oduna bizim dağlara gelirler, bizimkilerde engellemeye çalışır ve köyler arasında silahlı çatışmaya varan büyük kavgalar yaşanırdı. Enbiyeliler odun yakarlar, diğer köyler tezek yakardı. Enbiyeliler dağda nöbet bekler, dağa gelen diğer köylerin insanlarının ip, balta ve hayvanlarını alır döverek gönderirlerdi.
1960’larda yaşanan en büyük olayı ise Kerer ‘de bölgenin Boyalıktan sonra en büyük köyü olan 150 hane Erhami ile 50 hane olan köyümüz arasında yaşanmıştır. İki köyde birbirine en çok kız alıp veren köydür ve akrabadır. Dağda yaşanan olaylarda silah, bıçak, balta ve sopalar kullanılırmış. Köy kadınlarının da karıştığı kavgada her iki taraftan çok sayıda yaralı çıkmış. Jandarma olayları zorlukla yatıştırmıştır. Ertesi gün Erhamililer gece Enbiyelilerin yığınlarını ateşe vermişlerdir.
1930’larda köyümüzden, aralarında Ağbal’ın da olduğu köylülerimiz, Büyükderelilerle kavga etmiş ve silahlarını ellerinden almışlar, korucu olan Büyükderelilerin şikayeti ile Ağbal dahil köylülerimiz birer ay hapis yatmıştır.
Köyümüzün renkli simalarından Deli Fikri diye bilinen ve İliç, Kemah bölgesinde çok sevilen Fikri Çakar’ı da 2006 ‘nın Ocak ayında kaybettik.
Doğu Anadolu’ da bugün kaybolmaya yüz tutan ve yerleşik hayata geçen Poşalar, 1960’lara kadar köyümüze gelir, köy yakınına çadırlar kurar; kalaycılık yapar, elek gibi malzemeler satarlardı. Köy çocukları bunları taşlarlar, ufak çaplı olaylar olurdu.

Köyün gurbetçi nüfusu yaz aylarında köye gelerek hasret gidermekte ve sonbahara doğru dönüş başlamaktadır. Köyde iki aile küçük baş hayvancılık yapmakta.
