Köyümüz Erzincan il ağızları grubunda Batı ana-ağız gurubuna bağlı iliç Kuruçay ağız grubuna girmektedir.
Bu grup eski Oğuz Türkçesi ve Kıpçak Türkçesi özelliklerini; yani eski Anadolu Türkçesi özelliğini taşımaktadır.
KIPÇAK: Artuh (artık), punar (pınar), yalauz (yalnız), ayu (ayı)
ESKİ OĞUZ: Kömleg (gömlek), kölge (gölge) Cümle içinde “k” ler “g” olmaktadır. Goyduh, çıhduh, gırh, yasağ gibi.
KÖYÜMÜZDE KULLANILAN KELİMELER:
ABA: Anne
ABAA: Hayret ifadesi
AĞU: Zehir
AĞUZ: Doğum yapmış ineğin ilk sütü.
AHBUN: Hayvan gübresi
ALKARISI: Hayali bir cadı
ARUSTAH: Tavan arası
AŞ: Yemek
AYAH YOLU: Tuvalet
AZIK: Yola çıkana verilen yiyecek
BASTUH: Dut ezmesinin kurutulmuşu
BILDIR: Geçen sene
BITIRAH: Dikenli ot
BİBİ: Hala
BİŞİ: Hamurlu tatlı
BİLLİK: Erkek Çocuk Pipisi
BOYNA: Sürekli
BÜGELEK: Sığırları sokan böcek
CECİM: Kilim
CIĞ: Örgü şişi
CIBIL: Çıplak
CILH: Bozuk, çürük
CIRCIR: Fermuar, Ağustos böceği
CİCİK: Meme
CÜCÜK: Civ civ
ÇAPUT: Bez parçası
ÇARIK: Deriden ayakkabı
ÇEKİŞ: Kavga, tartışma
ÇEKME: İğne yapraklı ağacın küçüğü
ÇEKTİRME: Boğa – İnek, at, eşek gibi hayvanların insanlar vasıtasıyla çiftleştirilmesi.
ÇİMMEK: Yıkanmak
ÇORLU: Hastalıklı
ÇÖMÜK: Burnu basık
ÇÖMÜK: Basık, çömük (çömük sıva)
DEBELENMEK: Yuvarlamak
DEĞMİŞ: Olgunlaşmış
DEĞNEK: İnce sapa
DEMİN: Az önce
DOĞURÇULU: Hamile
ECÜK: Biraz
EGİŞ: Tandır demiri
EĞİRMEK: Bükmek, yün eğirmek
ELEMEŞKERE: Apaçık
EMİ: Amca
ENİK: Köpek yavrusu
ERİNMEK: Üşenmek
EYLE: Dur
FERİK: Yumurtaya çıkmış tavuk
GAH: Kurutulmuş Meyve
GANCIH: Dişi
GAYDA: Türkü makamı
GI: Kız
GIDİK: Keçi yavrusu
GILDIRİK: Yuvarlak
GIRTLIH: Gırtlak
GITLAMAK: Isırmak
GOBSU: Yumruk
HEDİK: Kaynatılmış buğday
HESLENMEK: Kızmak
HORATA: Konuşma
IŞGIN: Mayıs Ayında yüksek yerlerde çıkan ince uzun (20,30cm) kabuğu soyulduktan sonra yenen ekşi mayhoş bitki.
KEMÇÜK: Çenesi çıkıntılı
KENGER: Diken, sakız
KİRMAN: Yünü ip haline getirmek için kullanılan alet
KİŞİ: Koca erkek
KORDUMAN: Yoğun Sis
KURUN: Hayvanların su içtiği çeşme yalağı
MAYIS: Sıvı hayvan bohu
MERTEK: Dam kalasları arasına düzgün dizilen ağaç
MIH: Çivi
MODUL: Hayvanları sürmek için ucu mıhlı küçük deynek.
NAVRUZ: İlk baharda dağlarda açan çiçek kökü ve çiçeği yenir. (Doğurçulu kadınlar, navruz çiçeğinin ortasından tutarak, kız mı, oğlan mı diye çevirirler. Hangisinde çiçeğin ortası düşerse ondan olacağına inanırlar.)
OTARMAK: Otlatmak
PART: İşkembe, Göbek
PEG: Yıkılmış ev
PEZÜK: Pancar yaprağının ortasındaki kalın kısmı
PIRTİK: Parça
PİSİK: Kedi
POHPÜSÜR: İşe yaramayan şeyler
TAVLI : Şişman
TUMAN : Don
TUMP: Tarla sınırı
TULUH : Keçi derisinden yapılmış yayık
SAHAN: Bakır tabak
SALLİK : Yassı
SALTA: Kadın yeleği
SEĞİRTMEK: Aniden koşmak
SİVİNG : Toprak baca saçağı
SOYHA: Münasebetsiz, sevimsiz
ŞAPLAK: Tokat
ÜTMEK:Kazanmak
YAZI : Köye yakın tarla
YEĞLİK : Hafif
YIGIŞ : Güreş
VIZZIK: Sivrisinek
ZIRLAMAH: Ağlamak
KÖYÜMÜZDE KULLANILAN DEYİMLER:
Öğünde ölem,
Gurbanın olam gadan alam.
Tuz gözümü kör etsin. (ikna için söylenen söz)
Ellerin ahlı. (olamayacak bir şey yapan kişiye denir.)
Öküz Sıçmış enbiyeliler gülmüş. (Diğer köylülerin köylülerimiz için kullanırmış)
Enbiyelilerin iki kaburga kemiğinden bir köprü olur. (Diğer köylülerin köylülerimiz için kullanırmış)
Faraziye, bin tazıya, git kandusuya, gel danzıya. (Olmayacak şey söyleyenler için denir.).
Torpah başan. (Beddua)
Ocağın bata. (Beddua)
Boyun devrile. (Beddua)
Baba yiyesin. (Beddua)
Binin Bereketin çok ola. (Dua)
Eyi gün göresin. (Dua)
ABAA (Hayret ifadesi)
Dik durma

Köyün gurbetçi nüfusu yaz aylarında köye gelerek hasret gidermekte ve sonbahara doğru dönüş başlamaktadır. Köyde iki aile küçük baş hayvancılık yapmakta.
